Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile savunma sanayinin gerek ikili gerek NATO bünyesinde geliştirilmesinin zaruri olduğunu belirterek, “İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz” dedi.
(ANKARA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile savunma sanayinin gerek ikili gerek NATO bünyesinde geliştirilmesinin zaruri olduğunu belirterek, “İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in (BM) 81. Genel Kurulu’na katılmak üzere gittiği ABD’nin New York kentindeki bir restoranda düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğine katıldı.
Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin tesisinin 100. yılına güçlü bir başlangıç yaptıklarını belirtti.
Düzenlenen bu etkinlik için Amerika-Türkiye İş Konseyi’ne ve Amerikan Ticaret Odası’na teşekkür eden Erdoğan, “Değerli dostum, Başkan Trump ile samimi ve istisnai diyaloğumuzun katkısıyla münasebetlerimizin her alanında önemli ilerlemeler kaydettik, kaydediyoruz. Sayın Trump ile geçtiğimiz yıl Washington’daki görüşmemizin ardından kendisinin temmuz ayında Ankara’yı ziyareti köklü müttefiklik ilişkilerimizi en açık tabiriyle teyit etmiş, pekiştirmiştir. Yeni bir soluk kazandırmıştır” diye konuştu.
“100 MİLYAR DOLAR TİCARET HEDEFİ SON DERECE GERÇEKÇİ”
Bu ziyaretler vasıtasıyla bir yandan ilişkilerin ikinci yüzyılına kapıyı aralarken, diğer yandan birçok konuda somut ilerlemeler sağlamak için var güçleriyle çalıştıklarını kaydeden Erdoğan, bölgede ve dünyada karşı karşıya bulunulan çatışmaların, savaşların ve krizlerin, Türkiye ile Amerika’nın yakın diyalog içinde olmasını gerektirdiğini vurguladı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Amerika ile tesis ettiğimiz diyalog ve eşgüdüm sayesinde Orta Doğu başta olmak üzere Afrika’dan Asya’ya küresel etkilerine tanık olduğumuz birçok meselede ülkelerimiz için olumlu neticeler alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de gayretlerimizi artırarak bunu sürdürmekte kararlıyız. Bu noktada şu hususun altını öncelikle çizmek istiyorum. ABD ile stratejik münasebetlerimizi ekonomik ve ticari ilişkilerimizden asla ayrı düşünemeyiz, düşünmüyoruz. Tam tersine bugün ticaret alanındaki ilişkilerimiz, siyasi münasebetlerimizi destekleyen ve ilerleten unsurların başında geliyor.
Dünyadaki ekonomik ve siyasi dalgalanmalara rağmen ticaret hacmimiz son 10 yıldır ikiye katlanmış durumda. 2025’te 38 milyar doları aşan ikili ticaretimiz bu yılın ilk sekiz ayında 28 milyar dolara ulaştı. Sene sonunda 40 milyar dolarla 2025’in rakamını geçeceğimiz anlaşılıyor. Başkan Trump ile birlikte belirlediğimiz 100 milyar dolar ticaret hedefini son derece gerçekçi ve ulaşılabilir buluyorum. Ancak çabalarımızı biraz daha artırmamız gerekiyor. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Türkiye dünyanın en stratejik coğrafyasının kalbinde yer alan bir ülkedir. Son dönemde etrafını saran krizlere ve çatışmalara rağmen istikrar adası kimliğini korumuş, hatta güçlendirmiştir.”
“KİŞİ BAŞINA DÜŞEN GELİRİMİZ 2026 SONU İTİBARIYLA 20 BİN DOLARI AŞACAK”
Erdoğan, Suriye’den Irak’a, Kafkasya’dan Kuzey Afrika’ya kadar ciddi potansiyel barındıran birçok bölgeyle güçlü bağlara sahip olduklarını ve bu bağlardan kazan-kazan anlayışıyla en etkili şekilde istifade ettiklerini dile getirdi.
Türkiye’nin ekonomiye dair hemen her başlıkta son 24 yılda ciddi başarılar elde ettiğini kaydeden Erdoğan, “Göreve geldiğimizde 236 milyar dolar seviyesinde milli geliri olan Türkiye, bugün 1,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. 3 bin 600 dolar olan kişi başına düşen gelirimiz 2026 sonu itibarıyla inşallah 20 bin doları aşacak” dedi.
Son 24 yılda ülkeye çektikleri doğrudan yabancı yatırım miktarının 300 milyar dolara yaklaştığını ifade eden Erdoğan, 2023’te yaşanan deprem felaketinin şehirlerde açtığı yaraları kısa sürede sarmayı başardıklarını söyledi. Üç yıl gibi bir sürede enkazları kaldırdıklarını, şehirleri sıfırdan tekrar inşa ettiklerini belirten Erdoğan, “Deprem bölgesini dünyanın en büyük şantiyesine çevirerek 455 binden fazla konutu tamamlayıp, depremzedelerimize teslim ettik. Tüm bu rakamlar, tüm bu başarılar aslında bizlere şunu gösteriyor, Türkiye ekonomisi güçlü şoklara karşı dirençli bir ülkedir. Türkiye’ye yatırım yapan hep kazançlı çıkmıştır. Türkiye, kendisine güveneni hiçbir zaman yarı yolda bırakmamıştır. Şimdi bu güçlü zemin üzerinde yeni bir yatırım hamlesi başlatıyoruz” diye konuştu.
“HAMDİ SENİ BEKLİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, nisan ayında açıkladıkları yatırım programıyla dünyanın en rekabetçi teşvik paketlerinden birini hayata geçirdiklerini, Türkiye’ye yatırım yapanlar için Kurumlar Vergisi’ni yüzde 25’ten yüzde 12,5’e indirdiklerini aktardı. Erdoğan, şunları kaydetti:
“İstanbul Finans Merkezi ile belirlenen endüstri bölgelerinde transit ticaretten elde edilen kazançları Kurumlar Vergisi’nden muaf tuttuk. Bu imkanı ilk kez Türkiye geneline de taşıdık. Yatırımcılara diyoruz ki ‘Gelin operasyonlarınızı Türkiye’den yönetin’. Elbette bu süreçte iş konseyi ve ticaret odasına görevler düşüyor. Sizlerden, Türkiye’nin sunduğu fırsatlardan faydalanmaları için Amerikalı yatırımcıları teşvike devam etmenizi bekliyoruz. Hamdi (Ulukaya) seni bekliyoruz. Bu teşviklerimizin sadece ticaretimize değil, ülkelerimiz arasındaki siyasi münasebetlere de büyük katkı yaptığını görüyorum. Ancak önümüzde daha yürümemiz gereken uzun bir yol var. Bu yolda aşmamız gereken engeller, atmamız gereken adımlar var.”
“İŞ BİRLİĞİMİZİ ÇOK BOYUTLU DERİNLEŞTİRMEMİZ ORTAK FAYDAMIZA OLACAK”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık, yüksek teknoloji gibi alanlarda tesis edilen iş birliğini ileriye taşımaya hazır olduklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Ortaklığımızın geleneksel olarak en güçlü alanlarından biri olan savunma sanayiinin gerek ikili gerek NATO bünyesinde geliştirilmesi zaruridir. İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz. Bu noktada şunu da belirtmek durumundayım. Türkiye yaptığı atılım ve hamlelerle savunma sanayinde artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören bir aktör haline gelmiştir. Bundan 20 yıl önce senede sadece 248 milyon dolar savunma ihracatı yapıyorken, bugün 10 milyar dolardan fazla ihracat yapar seviyeye geldik. Küresel savunma malzemeleri ihracatındaki payımız 5 yıl önceye kıyasla yüzde 120’nin üzerinde arttı. Artık firmalarımız sahip oldukları donanım ve inovasyonla Amerika’da yatırım yapar seviyeye ulaştı. Çok yakında savunma sanayi ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğimize inanıyorum. Amerika’yla işbirliğimizi ortak üretim imkanları dahil çok boyutlu şekilde derinleştirmemiz, ortak faydamıza olacaktır.”
Erdoğan, Türkiye-Amerika iş birliğini çok daha ileriye taşımaya yönelik çabalarında, programda bulunan kongreden, iş ve akademik çevrelerden, kültür-sanat dünyasından Amerikalı dostlarının katkılarını takdirle karşıladıklarını dile getirdi. Amerika’da yaşayan vatandaşların bir yandan Türkiye’de bağlarını korurken, diğer yandan Amerika’nın toplumsal dokusuna güçlü biçimde entegre olmalarından memnuniyet duyduklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk-Amerikan toplumu bünyesinden siyaset, iş, bilim, kültür, sanat, spor ve diğer alanlarda temayüz etmiş vatandaşlarımızla iftihar ediyoruz. Sizlerden başarılarınıza yeni başarılar eklemenizi bekliyoruz. Türkiye ile Amerika arasındaki güçlü bağların ve müttefiklik hukukunun diplomatik ilişkilerimizin ikinci yüzyılında daha da güçlenmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Tokat Odak, “Ballıca’dan Niksar’a, Haberin Odağı” anlayışıyla şehrin her köşesinden en güncel gelişmeleri hızlı, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Tokat’ın gündemini tek merkezde toplayan güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap