SON DAKİKA
--:--:--

Bakan Gürlek: Haluk Levent İzmir’den tekneyle Yunan adalarına kaçacaktı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, AHBAP Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Haluk Levent’in, yurt dışına çıkış yasağını öğrendikten sonra telefonunu kapattığını ve İzmir üzerinden tekneyle Yunan adalarına kaçmayı planladığını aktardı. Soruşturmada 28 kişinin tutuklandığını ve 21 kişi hakkında adli kontrol kararı verildiğini belirten Gürlek, yeni gözaltıların olabileceğini söyledi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Bakan Gürlek: Haluk Levent İzmir’den tekneyle Yunan adalarına kaçacaktı

(ANKARA) – Adalet Bakanı Akın Gürlek, AHBAP Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Haluk Levent’in, yurt dışına çıkış yasağını öğrendikten sonra telefonunu kapattığını ve İzmir üzerinden tekneyle Yunan adalarına kaçmayı planladığını aktardı. Soruşturmada 28 kişinin tutuklandığını ve 21 kişi hakkında adli kontrol kararı verildiğini belirten Gürlek, yeni gözaltıların olabileceğini söyledi.

Adalet Bakanı Gürlek, TRT Haber canlı yayınında Rasim Kılıç’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

AHBAP Derneği’ne yönelik soruşturmanın, Şile Belediyesi soruşturmasında gözaltına alınan Berkant Acil ve Yeliz Kaya’nın hesap hareketlerinin incelenmesi sırasında başladığını anlatan Gürlek, Berkant Acil’in Haluk Levent’in üvey kardeşi olduğunu söyledi.

MASAK raporlarında Yeliz Kaya ile AHBAP Derneği ve Haluk Levent arasında para hareketleri tespit edildiğini öne süren Gürlek, Kaya’nın ifadesinde hesabın Haluk Levent tarafından kullanıldığını söylediğini aktardı.

Gürlek, Haluk Levent’in 12 Temmuz’da yurt dışına çıkmak istediği sırada hakkındaki yurt dışına çıkış yasağını öğrendiğini belirterek, şunları söyledi:

“Haluk Levent birden ürktü, panik içerisinde bulundu. Daha sonra 12 Temmuz’da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Orada telefonu kapattı, telefon sinyali kesildi. Savcılarımız sinyal kapanınca kaçma girişiminde olduğunu düşündüler ki doğru. İzmir’e gitmeyi, İzmir’den de tekneyle Yunan adalarına kaçmayı düşünüyordu. Yanında Muzaffer isimli bir şahıs var, o hâlen firari. Pazar günü gözaltı kararı verdiler ve Haluk Levent’i aldılar.”

“DEPREM DÖNEMİNDE 245 MİLYON DOLAR TOPLANDI”

AHBAP Derneği’nin 6 Şubat depremlerinin ardından yoğun biçimde yardım topladığını kaydeden Gürlek, derneğin bu dönemde 245 milyon dolar, dönemin kuruyla yaklaşık 4,3 milyar lira topladığını söyledi.

Soruşturmanın, bağışların ihtiyaç sahipleri dışında kullanılıp kullanılmadığına odaklandığını belirten Gürlek, Haluk Levent’in dernekten para aldığını ve bahis nedeniyle borçlandığını kabul ettiğini öne sürdü.

Gürlek, şöyle konuştu:

“Bizi ilgilendiren kısım, AHBAP Derneği’nde toplanan paraların Haluk Levent’in şahsına alınması. Biz bunu MASAK raporlarında gördük. Haluk Levent de kumar ve bahis sebebiyle bir bataklığa düştüğünü, bu sebeple dernekten borç aldığını kabul etti. Haluk Levent, yasal bahis şirketlerinde 990 milyon lira bahis oynamış. Bunların hepsi tespit edildi. Vatandaşlarımızın deprem için gönderdiği paraların şahsi hesaba alınması ve bahis, kumar ya da özel hayatta kullanılması soruşturmanın konusudur.”

Soruşturma kapsamında 28 kişinin tutuklandığını, 21 kişi hakkında adli kontrol kararı verildiğini açıklayan Gürlek, soruşturmanın genişleyebileceğini ve yeni gözaltıların olabileceğini söyledi.

Gürlek, soruşturmada bir kripto şirketine yapılan para transferlerinin ve taşınmaz devirlerinin de incelendiğini belirterek, yaklaşık 70 kişinin müşteki olduğunu ve 68 taşınmaz tespit edildiğini aktardı. Taşınmazların önce Yeliz Kaya’ya, kısa süre sonra da Esin Çağlar’a devredildiğini öne süren Gürlek, şunları kaydetti:

“Vatandaşlarımız Haluk Levent tutuklandıktan sonra yeni yeni şikâyetçi oluyor. Borç senetleri ve taşınmaz devirleri ortaya çıkıyor. Şu ana kadar 68 taşınmaz çıktı. Haluk Levent bunları kendi üzerine almıyor. Önce Yeliz Kaya’ya, birkaç gün sonra da Esin Çağlar isimli üçüncü bir kişiye geçiyor. Soruşturma devam ediyor.”

Deprem döneminde sosyal medya üzerinden AHBAP Derneği’ne bağış yapılması yönünde çağrıda bulunan bazı sanatçıların da bilgi sahibi sıfatıyla ifadelerinin alındığını belirten Gürlek, soruşturmanın amacının “maddi gerçeğe ulaşmak” olduğunu söyledi.

MUHSİN YAZICIOĞLU SORUŞTURMASI: CİDDİ VE KUVVETLİ ŞÜPHE VAR

Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki beş kişinin 2009 yılında yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğünü belirten Gürlek, olayın FETÖ tarafından organize edildiğine ilişkin “ciddi emareler” bulunduğunu öne sürdü.

Soruşturma kapsamında 21 kişinin gözaltına alındığını ve 19 kişinin tutuklandığını hatırlatan Gürlek, helikopter düşmeden önce üzerinden bir F-4 savaş uçağının geçtiğinin değerlendirildiğini söyledi.

F-4 pilotu ile FETÖ’nün sözde Hava Kuvvetleri ve mahrem yapılanması arasındaki bağlantıların araştırıldığını belirten Gürlek, şu ifadeleri kullandı:

“O tarihte F-4 uçağını kullanan pilotun eşinin Adil Öksüz’ün evinde parmak izi çıkıyor. Daha sonra bu pilotun Hava Kuvvetleri imamı ve mahrem imamla telefon görüşmeleri tespit ediliyor. Tutuklanan Elazığ il imamının ByLock yazışmalarında, ‘Tereyağından kıl çeker gibi bu işi hallettik. Büyüğümüz bu süreçten çok endişeliydi, bu şekilde sonuçlanmasından çok memnun’ şeklinde bir yazışma var.”

Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda olayın FETÖ tarafından organize edildiğine ilişkin bir kanaat oluştuğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Gördüğüm kadarıyla FETÖ tarafından gerçekleştirilen bir organizasyon sonucunda Muhsin Yazıcıoğlu’nun öldürüldüğü konusunda ciddi ve kuvvetli şüphe var. Deliller ortaya çıktıkça Başsavcılık durumu yeniden değerlendirecektir. Yeni deliller kapsamında yeni operasyonlar yapılabilir.”

“680 CİVARINDA FAİLİ MEÇHUL DOSYA İNCELENİYOR”

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurulduğunu belirten Gürlek, birimin doğrudan soruşturma yürütmediğini, dosyaları inceleyerek ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına teknik ve hukuki destek sağladığını söyledi.

Birim bünyesinde yaklaşık 680 dosyanın incelendiğini ve 28 faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını açıklayan Gürlek, şöyle devam etti:

“Bunlar arasında 20-25 yıl önce işlenmiş cinayetler de var. Devlet mutlaka bunun hesabını sorar. O dönemde ortaya çıkmamış olabilir ancak bunları yapanları ortaya çıkarmak devletin en büyük görevidir. Zaman aşımına uğramamış 680 civarında dosyayı birime aldık. Bunların hepsi tek tek inceleniyor.”

Gürlek, birimin Uğur Mumcu, Çetin Emeç ve Bahriye Üçok cinayetlerine ilişkin dosyaları da incelediğini bildirdi.

GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASI

Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmanın Tunceli ve Erzurum cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütüldüğünü belirten Gürlek, eski Tunceli Valisi’nin eşi, bazı korucular ve hastane kayıtlarının silinmesiyle bağlantılı oldukları değerlendirilen kişiler hakkında işlem yapıldığını söyledi.

Gürlek, ABD’de tutuklu bulunan Umut Altaş’ın soruşturmanın “kilit isimlerinden biri” olduğunu belirterek, Türkiye’ye iadesi için ABD makamlarıyla görüşmelerin sürdüğünü kaydetti.

Altaş’ın cezaevinde görüştüğü bir kişiyle yaptığı konuşmanın ses kaydının soruşturma dosyasına delil olarak sunulduğunu ifade eden Gürlek, şöyle konuştu:

“Umut Altaş bence olayın en önemli görgü tanığı. Hem şüpheli şahsın hem de Gülistan Doku’nun yakın arkadaşı. ABD’de iade yargılaması yapılıyor ve süreç şu an olumlu gidiyor.”

Emniyet, jandarma ve Adli Tıp Kurumu personelinden oluşan özel bir ekip kurulduğunu belirten Gürlek, Gülistan Doku’nun cenazesinin bazı korucular tarafından gömüldüğü ve yerinin birkaç kez değiştirildiği yönünde iddialar bulunduğunu söyledi.

Gürlek, “Soruşturma devam ediyor. Gülistan Doku’nun ailesinin en azından kabrinin başına gidip dua etme hakkı var. Cenazenin yerinin bulunacağını düşünüyorum” dedi.

ROJİN KABAİŞ’İN TELEFONU İÇİN ÖZEL EKİP

Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada çok sayıda kişiden DNA örneği alındığını belirten Gürlek, Kabaiş’in cep telefonunun incelenmek üzere Çin’e gönderildiğini ancak telefonun açılamadığını söyledi.

Telefonun açılması için yeni bir teknik ekip kurulduğunu kaydeden Gürlek, HTS kayıtları ve daraltılmış baz istasyonu çalışmasının sürdüğünü belirtti.

Gürlek, “Rojin Kabaiş soruşturmasında DNA eşleştirme sonuçlarını bekliyoruz. Cep telefonu önemli bir delil. Özel bir ekip kurduk. Yakın zamanda olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum” diye konuştu. 

“TEK BAŞINA İTİRAFÇI BEYANIYLA OPERASYON YAPILMIYOR”

Belediyelere yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları hakkında da konuşan Gürlek, operasyon kararlarının ihbarlar, şikâyetler, etkin pişmanlık beyanları, MASAK raporları, HTS kayıtları ve para hareketleri birlikte değerlendirilerek alındığını söyledi.

Gürlek, tek başına bir itirafçının beyanına dayanılarak operasyon yapılmadığını vurgulayarak, “İtirafçı beyanının somutlaştırılması gerekiyor. MASAK raporu alınıyor, HTS trafiğine ve para hareketlerine bakılıyor. Gerektiğinde teknik takip yapılıyor. Bütün işlemler teyitli biçimde yürütülüyor” dedi.

İMAMOĞLU’NA TEPKİ: MAHKEMELER SİYASİ PROPAGANDA ARENASI DEĞİLDİR

Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davadaki tutumunu eleştiren Gürlek, mahkeme salonlarında siyasi propaganda yapılamayacağını söyledi.

İmamoğlu’nun hakkında yöneltilen 143 eyleme ilişkin suçlamalara karşı savunma yapması gerektiğini ifade eden Gürlek, şunları kaydetti:

“Mahkemeler kesinlikle siyasi propaganda arenası değildir. Yargılama yapan heyete ve savcıya kimse parmak sallayamaz, ‘İki gün sonra sen yargılanacaksın’ diyemez. Ekrem İmamoğlu’nun, üzerine atılı suçlardan dolayı savunmasını yapması ve delilleri çürütmesi gerekirken olayı farklı mecralara çekmeye çalıştığını görüyoruz.”

Mahkemenin huzur ve düzeninin bozulması durumunda hâkimin yasadan kaynaklanan yetkilerini kullanmak zorunda olduğunu belirten Gürlek, “Her duruşmada siyasi polemik yapmak, savcıya parmak sallamak ve mahkeme heyetini tehdit etmek yakışık alan davranışlar değil. Mahkemeler bunlardan etkilenmez, dosyadaki somut delillere ve vicdani kanaate göre karar verir” dedi.

“GENEL AFLA İLGİLİ BİR ÇALIŞMA YOK”

“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin hazırlanan düzenlemenin 15 maddeden oluştuğunu bildiğini ifade eden Gürlek, metnin önce TBMM Adalet Komisyonu’nda, ardından Genel Kurul’da ele alınmasının öngörüldüğünü söyledi.

Adalet Bakanlığı’nın sürece teknik katkı sunduğunu ancak nihai takdirin TBMM’ye ait olduğunu belirten Gürlek, genel af iddialarına ilişkin şunları söyledi:

“Bu pakette genel af düzenlemesi yok, şahsa özgü bir düzenleme yok. Şu anda genel afla ilgili bir çalışma bulunmuyor. Mevcut pakette yalnızca PKK mensuplarına ilişkin bir düzenleme var. Takdir Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir.”

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARA İLİŞKİN DÜZENLEME

Uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve sokak çeteleriyle mücadele konusunda 81 il cumhuriyet başsavcılığına genelge gönderdiğini belirten Gürlek, yeni nesil suç örgütlerinin ceza indirimlerinden yararlanmak amacıyla çocukları kullandığını söyledi.

Hazırlanan pakette “suça sürüklenen çocuk” kavramının değiştirilmesinin öngörüldüğünü aktaran Gürlek, özellikle 15-18 yaş arasındaki çocukların kasten öldürme ve bazı ağır suçlarda yetişkinlerle aynı oranda ceza almasına yönelik düzenleme hazırlandığını ifade etti.

Gürlek, bazı suçlarda ailelere de sorumluluk getirileceğini belirterek, “Her suçta değil ancak bazı suçlarda ailenin velayet ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde cezai sorumluluğu olacak. Buna ilişkin bir müeyyide düzenlendi” dedi.

YASA DIŞI BAHİS: BASKETBOLDA DA OPERASYON YAPILABİLİR

Yasa dışı bahis, şike ve teşvik suçlarına yönelik Türkiye genelinde özel birimler kurulduğunu açıklayan Gürlek, soruşturmaların yalnızca futbolla sınırlı olmadığını söyledi.

Türkiye Futbol Federasyonu’ndan gelen verilerin MASAK raporları ve HTS kayıtlarıyla incelendiğini belirten Gürlek, şöyle konuştu:

“Futbolun ve sporun temiz kalması lazım. Yasa dışı bahis yalnızca futbolda yok, basketbolda da var. Arkadaşlarımız bu konuda çalışıyor. Futbolda operasyon yapıldı, basketbolda da yapılabilir.”

Gürlek, yasa dışı bahis organizasyonlarının öğrenci hesapları, ödeme sistemleri ve yurt dışındaki ağlar üzerinden yöntem değiştirdiğini belirterek, “Yasa dışı bahsin kökünü kazıyacağız” dedi.

“UYUŞTURUCU OPERASYONLARINDA POZİTİFLİK ORANI YÜZDE 96’YDI”

Uyuşturucuyla mücadelede kullanıcıdan baronlara kadar uzanan yapının tamamının hedef alındığını belirten Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde teste gönderilen kişilerin yüzde 96’sında uyuşturucu kullanımının tespit edildiğini söyledi.

Kişilerin yalnızca bir beyan üzerine teste çağrılmadığını ifade eden Gürlek, öncesinde istihbari bilgiler, tanık anlatımları ve satıcı ifadeleri gibi delillerin değerlendirildiğini kaydetti.

Uyuşturucu testinden kaçmak amacıyla saçını kazıtan kişiler olduğunu söyleyen Gürlek, gerektiğinde vücudun başka bölgelerinden örnek alınabildiğini belirtti.

SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA GERÇEK KİMLİK DÜZENLEMESİ

Sosyal medya hesaplarının gerçek kişilerle ilişkilendirilmesine yönelik düzenlemenin ekim ayında TBMM gündemine getirilmesinin planlandığını açıklayan Gürlek, kişisel bilgilerin sosyal medya şirketlerine verilmeyeceğini söyledi.

Düzenlemenin yalnızca belirlenen katalog suçlarda uygulanacağını aktaran Gürlek, “Bir suç işlendiğine ilişkin şüphe bulunması ve savcılık ya da mahkemenin talep etmesi hâlinde hesabın gerçek kullanıcısı Siber Başkanlık tarafından bildirilecek. Vatandaşların kimlik bilgileri yabancı platformların eline geçmeyecek” dedi.

Yurt dışından gelen tehdit ve dolandırıcılık aramalarının kullanıcılar tarafından engellenmesini sağlayacak bir uygulama üzerinde çalışıldığını belirten Gürlek, uygulamanın tehdit ve dolandırıcılık vakalarını yüzde 95 oranında azaltabileceğini savundu.

FETÖ’NÜN GÜNCEL YAPILANMASI

FETÖ’ye yönelik 13 Temmuz’da düzenlenen operasyonda yaklaşık 890 kişinin gözaltına alındığını belirten Gürlek, örgütün güncel yapılanması ve finans kaynaklarına yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Örgütün yeniden para topladığı ve bu paraları mensuplarına dağıttığı yönünde tespitler bulunduğunu kaydeden Gürlek, soruşturmanın gizliliği nedeniyle ayrıntı veremeyeceğini ifade etti.

SÜRESİZ NAFAKA DÜZENLEMESİ EKİM AYINDA MECLİS’E GELECEK

Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafakaya ilişkin düzenlemeyi iptal ettiğini belirten Gürlek, gerekçeli kararın yayımlanmasının ardından yeni yasal düzenleme yapılacağını söyledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile kadın örgütlerinin katıldığı toplantılar sonucunda bir çalışma hazırlandığını ifade eden Gürlek, süresiz nafakaya ilişkin düzenlemenin ekim ayında TBMM gündemine getirilmesinin planlandığını bildirdi.

Gürlek, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında şiddet mağdurlarının hızla koruma altına alınması ve 6284 sayılı Kanun’un uygulanmasının kolaylaştırılması amacıyla da düzenlemeler hazırlandığını söyledi.

“ALO ADALET TEST AŞAMASINDA”

Yargılamaların uzun sürmesine yönelik vatandaşların şikâyetlerini haklı bulduğunu belirten Gürlek, kira davalarının dört, tahliye davalarının beş ve boşanma davalarının dört yıla kadar uzayabildiğini söyledi.

Hedef sürelerin aşılması durumunda gecikmenin nedeninin hâkim, personel ya da sistem kaynaklı olup olmadığının takip edileceğini belirten Gürlek, “Alo Adalet” projesinin test aşamasında olduğunu açıkladı.

Gürlek, “Vatandaşlarımız Alo Adalet hattıyla davalarının ne aşamada olduğunu, ne kadar sürede karara bağlanacağını ve neden geciktiğini takip edebilecek, karşılarında bir muhatap bulabilecek” dedi.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE YENİ ANAYASAYLA TAÇLANMALI”

Yeni anayasa çalışmalarına da değinen Gürlek, 1982 Anayasası’nın günümüz koşullarına yanıt veremediğini savundu.

“Terörsüz Türkiye” sürecinin yeni anayasayla tamamlanması gerektiğini belirten Gürlek, “Toplumun tamamını kucaklayan, vesayet döneminin izlerini ve kurumlarını ortadan kaldıran bir anayasaya ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Yeni anayasa artık bir tercih değil, zorunluluktur” ifadelerini kullandı.

 

Yorum Yap

Benzer Haberler
Müsavat Dervişoğlu: Sadık Ahmet’in mirasına sahip çıkmak siyasi sorumluluğumuzdur
Müsavat Dervişoğlu: Sadık Ahmet’in mirasına sahip çıkmak siyasi sorumluluğumuzdur
Eti Gümüş işçilerinin 7 günlük eyleminde mutabakat sağlandı
Eti Gümüş işçilerinin 7 günlük eyleminde mutabakat sağlandı
TikTok yayınında dini değerleri aşağılama iddiasıyla Esra Gürbüz’e adli kontrol
TikTok yayınında dini değerleri aşağılama iddiasıyla Esra Gürbüz’e adli kontrol
Gülistan Doku soruşturmasında eski vali Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında eski vali Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel tutuklandı
Bakan Gürlek: Haluk Levent İzmir’den tekneyle Yunan adalarına kaçacaktı
Bakan Gürlek: Haluk Levent İzmir’den tekneyle Yunan adalarına kaçacaktı
Kırıkkale’de yolcu otobüsü devrildi: 40 kişi hastaneye kaldırıldı
Kırıkkale’de yolcu otobüsü devrildi: 40 kişi hastaneye kaldırıldı
Ballıca'dan Niksar'a, Haberin Odağı
Tokat Odak

Tokat Odak, “Ballıca’dan Niksar’a, Haberin Odağı” anlayışıyla şehrin her köşesinden en güncel gelişmeleri hızlı, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Tokat’ın gündemini tek merkezde toplayan güçlü bir haber platformudur.

2026 Tokat Odak © Tüm hakları saklıdır. Tokat Odak