İzmir’de 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla Konak Cumhuriyet Meydanı’nda kutlama ve geçit töreni düzenlendi.
(İZMİR) – İzmir’de 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla Konak Cumhuriyet Meydanı’nda kutlama ve geçit töreni düzenlendi.
Törene İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Korgeneral Zorlu Topaloğlu, İzmir Milletvekilleri, siyasi parti, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Tören, Vali Elban, Başkan Tugay ve Korgeneral Topaloğlu’nun resmi geçit aracıyla tören kıtası ve halkı selamlamasıyla başladı.
Selamlamanın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajının okundu.
Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı ise Topçu Yarbay Burak Öztürk yaptı.
“SEVR ANLAŞMASI ULUSUMUZA DAYATILMIŞTIR”
Öztürk, konuşmasında şunları söyledi:
“Asil Türk milleti, kahraman Türk ordusuyla birlikte varlığına ve vatanına kastedenlere karşı 104 yıl önce bugün kahramanlık ve şeref dolu tarihe aldığı kudret ile yeniden dirilerek topyekün bir var oluş mücadelesi sonucunda eşine tarihte az rastlanır bir zafer kazanmıştır. Aziz yurduna ve bağımsızlığına kasteden işgal kuvvetleri karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eser olan bu zaferin her safhası tek tek düşünülmüş, hazırlanmış ve yönetilmiştir. 1900’lü yılların başlarında meydana gelen büyük devletler arasındaki çıkar çatışmaları, dünyada gelişen fikir akımları, sanayileşme gibi gelişmeler sonucunda Birinci Dünya Savaşı çıkmış, müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros Müzakeresi imzalanmıştır. Anlaşma ile bin yıldır üzerinde kan dökerek, can vererek yurt dediğimiz Anadolu toprakları o dönemin büyük devletleri ve onların başı olan taraflar işgal edilmiş, ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Antlaşması da ulusumuza dayatılmıştır.
“9 EYLÜL’DE DÜŞMAN DENİZE DÖKÜLDÜ”
İşgal güçleri girdikleri her yerde adeta tarihi kinlerini kusarcasına; kadınımıza, yaşlımıza ve çocuklarımıza dünyada eşine az rastlanır işkence, zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır. İşte böylesine umutsuz görünen, üzerimizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda Mustafa Kemal Atatürk ve onun arkadaşları bağımsızlık meşalesini yakarak ‘Ya istiklal ya ölüm’ parolasıyla aydınlığa giden yolu aramışlardır. Bu bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi son neferine kadar düşmanı güzel ve kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi’nde hedefimize ulaşmayı muktedir olduğumuzu milletimizin istiklali uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğini ispatlamıştır. Artık dünyanın en kahraman, en savaşçı milletine düşen görev düşmana son darbeyi vurmak olmuştur. Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığı altında Türk kuvvetleri düşmana beklenmediği bir yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başarmıştır. Avrupalıların ‘5-6 ayda geçilmez’ dediği Afyon mevzilerini 3 günde geçerek 30 Ağustos’a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha etti. Bu büyük zafer ile düşmana son darbe de vuruldu. Ardından icra edilen takip harekatıyla da 9 Eylül’de düşman İzmir’de denize döküldü. Türk ulusu bu meydandan bu önderin liderliğinde alnının akıyla çıkmayı başarmıştır.
“TÜRKLERİN TOPYEKUN SAVAŞTIĞI İSPATLANMIŞTIR”
Türk tarihinde altın harflerle yazılan bu zaferin günümüze kadar yansıyan çok önemli siyasi ve askeri sonuçları olmuştur ve bu sonuçların günümüzde de yansımakta olduğu gözlenmektedir. Bu zaferle Türk ulusunun son neferine kadar yok edilmedikçe, Türk istiklalinin elinden alınamayacağı Türklerin yalnız askeriyle değil, milletiyle topyekün olarak savaştıkları bir kere daha ispatlanmıştır. 30 Ağustos zaferi, Türk Ordusuna ‘Silahlı Kuvvetler Günü’ olarak armağan edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri ülkemizin huzur ve bekasını sağlamak, bölgemizde ve dünyada sürekli barışın tesisine katkıda bulunmak için tarihinden ve milletinden aldığı güçle, modern harp silah ve teçhizatıyla, güçlü ve dinamik personeliyle ulaştığı yüksek eğitim seviyesiyle, azimli ve kararlı komuta kademesiyle dostlarının ve ülkemizin güvencesi, düşmanlarımızın korkulu rüyası olmaya devam etmektedir.
Dünyanın sayılı askeri güçlerinden birisi olan silahlı kuvvetlerimiz her zaman, her yerde ve her şartta verilecek görevleri ifaya hazırdır. Milli egemenlik, milli şuur ve tam bağımsızlık adına dayanan Atatürk ilkeleri bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Türk Silahlı Kuvvetlerimizin rehberi olmaya devam edecektir.”
Tokat Odak, “Ballıca’dan Niksar’a, Haberin Odağı” anlayışıyla şehrin her köşesinden en güncel gelişmeleri hızlı, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Tokat’ın gündemini tek merkezde toplayan güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap